Kim olduğumuz değil,
nereye gittiğimiz önemli.
gittikgördük, isimsiz bir yol günlüğüdür. Rezervasyonu kendi adımıza yapar, hesabı kendi cebimizden öderiz. Kimseden davet almayız, kimseye borçlu kalmayız. Dünyanın neresine gidersek gidelim önce kendimiz geziyoruz; fotoğrafları kendimiz çekiyor, yazıyı yaşadıktan sonra yazıyoruz. Sofra kadar hikâye de biriktiririz: bir şehrin az bilinen tarihini, taşın ve tencerenin ortak hafızasını aynı merakla araştırır, kaynağına inmeden yazmayız. Amacımız basit: bir şehre ya da mekâna gitmeden önce yazımızı okuyan, oraya hazır gitsin — tarihiyle, sofrasıyla, kimsenin bilmediği köşeleriyle. Bir yer hakkında yazıyorsak tek bir sebebi vardır: gittik ve gördük.
Yöntemimiz
- Her mekâna sıradan bir müşteri olarak gideriz: rezervasyon kendi adımıza, hesap kendi cebimizden. Davet, sponsorluk ve ücretli iş birliği kabul etmeyiz.
- Puanımız 10 üzerindendir ve yalnızca restoran deneyimlerine verilir: yemek, servis, ortam ve fiyat-değer dengesi birlikte tartılır. Rehber ve tarih yazıları puanlanmaz.
- Tarihî bilgileri antik kaynaklara ve güncel araştırmalara dayandırır, emin olmadığımızı yazmayız. Fotoğraflar aksini belirtmedikçe bize aittir.