Aristoteles'in izlerini taşıyan Assos'a güzel bir Ege tatili hayaliyle gittik, beklentimizin çok üzerinde anılarla döndük. Taş sokaklarında saatlerce dolaştık, birbirinden güzel restoranlar keşfettik, cam gibi denizinde yüzdük. Eğer Assos tatili planlıyorsanız, işte kendi rotamız ve gerçekten gönül rahatlığıyla önerebileceğimiz yerler.

Assos'ta nerede kalınır?

Konaklama için Kadırga Koyu'ndaki Assos Lion Beach'i tercih ettik ve gerçekten çok memnun ayrıldık. Odaları yepyeni, çalışanları çok ilgiliydi. En büyük avantajı ise otelin hemen önündeki kendine ait ücretsiz beach'i.

Günlerimiz genelde otelin çok başarılı kahvaltısıyla başlıyor, öğleden sonraya kadar denizde yüzüp sahilde vakit geçiriyorduk. Beach kısmı oldukça sakin; yüksek sesli müzik ya da kalabalık yerine huzur arayanlar için harika bir ortam. Arada sahilde gözleme molaları veriyor, sonra hazırlanıp yeni yerler keşfetmeye çıkıyorduk. Assos'un en sevdiğimiz yanı da tam olarak buydu: acele ettirmeyen, yavaşlatan, dinginleştiren bir tempo.

Assos'ta nerede yenir? Denediğimiz restoranlar

Aret'in Yeri. İlk akşam rotamız Aret'in Yeri oldu. Rezervasyonumuz olmamasına rağmen bizi hiç bekletmeden çok güzel bir masaya aldılar. Daha ilk dakikadan itibaren çok samimi bir ortam vardı; Aret Bey ve ekip arkadaşları gece boyunca birkaç kez masamıza gelip bizimle sohbet etti. Masaya gelen mezelerin tamamını çok beğendik — özellikle avcı böreği, çıtır çıtır kalamar ve karides güveç gerçekten çok başarılıydı. Ama gecenin yıldızı kesinlikle orkinostu: balıktan çok, iyi pişmiş bir kırmızı et yiyormuşuz hissi verdi. Yemeğin sonunda gelen meyve ve fıstık ikramı da geceyi çok güzel tamamladı. Assos'a güzel bir başlangıç yaptığımızı daha ilk akşam hissettik.

Assos Bohemian Restaurant. Behramkale'deki en güzel keşfimiz, hiç düşünmeden söyleyebiliriz ki Bohemian oldu. Burası aslında pizzalarıyla nam salmış, ama hamburger gibi seçenekleri de mevcut. Funghi, isli etli, pepperoni ve karışık pizzaları denedik; dördü de çok başarılıydı ama özellikle funghi ve isli etli pizzaya bayıldık — yediğimiz en iyi pizzaların arasına girdi. İlk dilimden sonra birbirimize "buraya tekrar geliriz" dedik ve gerçekten ertesi gün tekrar geldik. Kendi yaptıkları reyhan şerbetini de mutlaka deneyin. Tiramisusunu çok merak ediyorduk ama iki ziyaretimizde de bitmişti; bir dahaki gelişimiz için güzel bir bahane oldu. Yakında makarnayı da menülerine ekleyeceklerini söylediler.

Közlü Assos. Manzarası zaten çok güzeldi ama bizi asıl etkileyen yemekleri oldu. Izgaralar oldukça başarılıydı, fakat tavuk güveç beklediğimizin çok üzerindeydi. Tatlı olarak da fırın sütlacı kesinlikle söyleyin.

Baykuş by Ginger. Tatilin bizim için en büyük sürprizi buydu. Burayı sadece "meyhane" diye anlatmak gerçekten haksızlık olur; çünkü burası bildiğiniz anlamda bir rakı-meze mekânı değil, her tabakta ciddi bir mutfak emeği hissediliyor. Mutfağın başında Türkiye'de ve yurt dışında ödüller almış bir şef var ve bunu tabağa gelen her yemekte hissediyorsunuz. Çıtır kabak kızartması, kabak çiçeği dolması kızartması, pastırmalı peynir kızartması ve karides birbirinden harikaydı. Ama gecenin yıldızı hiç tartışmasız, demi-glace sos yatağında servis edilen çıtır yufkalı kuzu tandırdı — tek başına tekrar gitme sebebi diyebiliriz. Kapanışı profiterolle yaptık ve tatilin en unutulmaz akşamını burada yaşadık.

Molalar ve tatlılar. Bohemian'dan sonra Assos Sunset Boutique Hotel'in kafesinde küçük ama çok keyifli bir mola verdik: az masalı, sakin ve manzarası çok güzel bir yer. Buradaki incirli muhallebili tatlının tadı damağımızda kaldı; fındık şuruplu latteleri de bir o kadar enfesti. O kadar sevdik ki tatil boyunca ikinci kez uğradık. Bir akşam da manzaraya karşı Judith Terrace Assos adlı teras kafeye oturduk; kokteyller güzeldi ama bizi asıl etkileyen salaş, samimi ve huzurlu ortamı oldu — özellikle canlı müzik çok keyifliydi. Assos'ta bizi şaşırtan bir diğer lezzet ise sıcak waffle dondurma: hem Ali Usta'da hem Yahya Usta'da denedik, ikisi de enfesti. Sıcacık iki ince waffle arasına çikolata sürüp dondurma koyuyorlar; ilk bakışta basit gibi geliyor ama ilk ısırıktan sonra neden bu kadar sevildiğini anlıyorsunuz.

Gidemediğimiz öneri: Palamud. Bölgede konuştuğumuz neredeyse herkes Assos Palamud Restoran'ı önerdi. Gitmeyi planlamıştık ama yaşadığımız küçük bir rahatsızlık nedeniyle planımız değişti ve deneyimleyemedik — listenize eklemeye değer görünüyor, biz de bir sonraki sefere bırakıyoruz.

Assos'ta neler gezilir?

Antik Liman. Deniz kenarında yürüyüş yapmak, hediyelik eşya dükkânlarını dolaşmak ve fotoğraf çekmek için çok keyifli bir yer. Bize göre 1-2 saat ayırmanız yeterli.

Behramkale Köyü. Açık söyleyelim: Assos'ta bizi en çok etkileyen yer burası oldu. Taş sokakları, küçük dükkânları, nefes kesen manzarası ve canlı atmosferiyle insanın saatlerce dolaşası geliyor. Biz tatil boyunca birkaç kez döndük.

Athena Tapınağı. Gittiğimiz gün hava oldukça rüzgârlıydı ama buna rağmen manzarası gerçekten nefes kesiciydi. Assos'a gelip burayı görmeden dönmeyin deriz.

Deniz ve pratik ipuçları

Biz sadece Kadırga Koyu'nda denize girdik ve su gerçekten cam gibiydi. Yanınıza mutlaka deniz gözlüğü alın; su altı inanılmaz güzel. Bir tavsiyemiz daha: deniz ayakkabısı götürün — kıyı taşlık olduğu için denize giriş çıkışta çok rahat edersiniz. Özellikle iskeleden atlayacaksanız dipteki kayalara dikkat edin; arkadaş grubumuzdan iki kişinin ayağı taşa çarptı. Bir de yol notu: genel olarak yollar rahat olsa da bazı noktalarda oldukça dar; iki aracın karşılaştığı yerlerde biraz dikkatli olmak gerekiyor.

Son söz

Assos'tan dönerken yanımızda sadece güzel fotoğraflar değil; tekrar gitmek isteyeceğimiz restoranlar, huzur dolu anlar ve "iyi ki gelmişiz" hissi vardı. Eğer hareketli beach partileri yerine sakin koylarda denize girmeyi, uzun sofralarda saatler geçirmeyi, taş sokaklarda kaybolmayı ve gerçekten dinlenmeyi seviyorsanız, Assos sizi de kendine hayran bırakacaktır.